Doğaya duyulan saygı, bilgiye adanan bir ömür…
Selamsall; araştırma, geleneksel bilgi ve uzun yıllara dayanan saha deneyiminin hayat bulmuş hâlidir.
Ben, Selamsall markasının kurucusu Hekim Selami. 1995 yılından bu yana bitkisel içerikler, doğal yaşam ve geleneksel kadim Anadolu tıbbı uygulamaları üzerine araştırmalar yapıyor, edindiğim bilgi ve tecrübeleri danışanlarımla paylaşıyorum.
Yıllar içerisinde özellikle göz sağlığına yönelik bitkisel destekler üzerinde yoğunlaştım. Uzun süreli araştırmalarım ve saha deneyimlerim doğrultusunda geliştirdiğim bitkisel kürleri, kişiye özel değerlendirmeler yaparak sunuyorum. Amacım, doğal yöntemlerden faydalanmak isteyen kişilere bilgi, deneyim ve rehberlik sağlamaktır.
Geçmiş ile Bugünü Sentezlemek
Allah’ın insanlara sunduğu zengin bitkisel kaynakları anlamak ve doğru değerlendirebilmek, yıllardır en büyük tutkum ve çalışma alanım olmuştur. Çalışmalarımın temelini; bilimsel yayınlar, kadim Anadolu tıbbının asırlara dayanan birikimi, Tıbb-ı Nebevî, el yazması Osmanlıca ve Arapça eserlerde yer alan bilgiler ile büyükbabam, büyükannem ve büyük halamdan bana miras kalan geleneksel şifa kültürü oluşturmaktadır.
Benim için bilgi yalnızca okumakla değil; araştırmak, karşılaştırmak, sorgulamak ve farklı kaynaklardan elde edilen verileri ortak bir zeminde değerlendirmekle anlam kazanır. Bu anlayışla yıllar boyunca binlerce sayfa eser inceleyerek, geçmişten günümüze ulaşan kadim bilgi birikimini bilimsel literatürde yer alan çalışmalarla birlikte değerlendirmeye özen gösterdim.
Yıllar içerisinde on binlerce insanla birebir iletişim kurma, onların sağlık yolculuklarına eşlik etme ve deneyimlerinden öğrenme fırsatı buldum. Bu süreçte elde ettiğim geri bildirimler ve sahadan edindiğim gözlemler, teorik bilgi birikimimi önemli ölçüde zenginleştirdi. Her insanın kendine özgü olduğunu, dikkatli gözlem yapmanın, sürekli öğrenmenin ve elde edilen tecrübeleri doğru analiz etmenin en az teorik bilgi kadar değerli olduğuna inanıyorum. Bugün çalışmalarımı yalnızca yazılı kaynaklardan değil, yıllar boyunca farklı insanlardan edindiğim bu kıymetli tecrübelerden de besleyerek sürdürmeye devam ediyorum.
İnanıyorum ki insanlığın yüzyıllar boyunca oluşturduğu tecrübe mirası ile günümüzün bilimsel çalışmaları birbirinin alternatifi değil, doğru değerlendirildiğinde birbirini tamamlayan iki önemli bilgi kaynağıdır.
Bu nedenle çalışmalarımda ne yalnızca geleneksel bilgiyi ne de yalnızca bilimsel yayınları esas alıyorum. Her iki dünyanın güçlü yönlerini titizlikle inceleyerek aklı, araştırmayı, gözlemi ve tecrübeyi ortak bir paydada buluşturmayı ilke ediniyorum.
Kadim bilgi mirası ve şifacılık anlayışım
Kendimi, kadim bitkisel bilgi mirasını günümüze taşımaya çalışan bir şifacı olarak tanımlıyorum. Benim için şifacılık; yalnızca bitkileri tanımak değil, insanı bedeni, ruhu ve yaşamıyla bir bütün olarak anlamaya çalışmaktır. Bu anlayış, yıllar içinde edindiğim saha deneyimleri, gözlemlerim ve araştırmalarımla birlikte şekillenmiştir.
Bilgi yolculuğumun temelini; Tıbb-ı Nebevî’nin hikmeti, İbn-i Sina, Calinus (Galen), İbn-i Şerif ve Maria Treben’in eserleri oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra atalarımdan nesilden nesile aktarılan bitkisel şifacılık geleneği de bugün benimsediğim yaklaşımın en kıymetli miraslarından biridir.
Yıllar boyunca Türkçe, Osmanlıca, Arapça ve Farsça kaleme alınmış çok sayıda eser ile el yazması kaynak üzerinde çalıştım. Kadim tıp, tıbbi bitkiler ve şifacılık geleneğine dair geniş bir literatürü inceleyerek farklı dönemlere ait bilgi ve tecrübeleri karşılaştırma imkânı buldum. Bu birikim, saha gözlemlerim ve yıllar içinde edindiğim tecrübelerle birleşerek çalışmalarıma yön vermektedir.
Geçmişten günümüze ulaşan bu kadim bilgi mirasını, uzun yıllara dayanan saha tecrübem, gözlemlerim ve araştırmalarımla harmanlayarak çalışmalarımı sürdürüyorum. İnancım odur ki gerçek şifacılık; bilgiye, hikmete, tecrübeye ve insana duyulan saygının bir araya gelmesiyle anlam kazanır. Bu anlayışla, kadim bilgi mirasını korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere aktarmayı en önemli sorumluluklarımdan biri olarak görüyorum.
Bilginin sorumluluğu paylaşmaktır
Bilginin en büyük sorumluluğu paylaşmaktır. Bu anlayışla öğrenmeye, araştırmaya ve kendimi geliştirmeye aynı heyecanla devam ediyor; doğaya duyduğum saygıyı, bilgiye olan bağlılığımı ve yıllar içerisinde edindiğim birikimi gelecek nesillere aktarmayı en önemli sorumluluklarımdan biri olarak görüyorum.
En büyük motivasyonum, etik değerlere bağlı kalarak, güvene dayalı bir iletişim kurmak ve edindiğim bilgi birikimini fayda odaklı şekilde paylaşmaktır.
Selamsall benim için yalnızca bir marka değil; yıllar boyunca biriktirdiğim bilgi, araştırma, gözlem ve tecrübelerin hayat bulmuş hâlidir. Hedefim; kadim bilgi mirasını bilimsel bakış açısıyla değerlendirerek, doğanın sunduğu imkânları doğru kaynaklar ışığında araştırmaya, geliştirmeye ve bu birikimi gelecek nesillere aktaracak kalıcı bir değer oluşturmaya devam etmektir.
Selamsall benim için yalnızca bir marka değil; ömrümü adadığım araştırmaların, tecrübelerimin ve doğaya duyduğum saygının ortak adıdır.
“Allah, şifasını indirmediği (yaratmadığı) hiçbir hastalık indirmemiştir.”Buhârî, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1
